|
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
- Mutlu eşlerin
özellikleri nelerdir?
-Mutlu bir evlilik için
öncelikli özelliklerden birisi bilinçli olmaktır.
Evlilik öncesi nasıl bir başlangıç içinde olunduğunun
şuuruna varılmalı taraflar kendilerini bu bakımdan
donanımlı hale getirmelidirler. Ben bu evliliğe ne kadar
hazırım sorusuna verilecek doğru cevap mutluluk için ilk
adım olabilir. Mutlu ailelerin en önemli özelliklerinden
birisi de tarafların karşısındakini olduğu gibi kabul
etmesi ve onu değiştirmek için uğraşmamasıdır. Diğer bir
nokta ise eşlerin birbirine değer vermesi ve empati
yapabilmeleridir. Aynı duygu ve inanç içinde olmak ve
birlikte nitelikli zaman geçirebilmek yine mutlu eşlerin
belirgin özelliklerinden bazılarıdır.
Evlilik genelde romantik
bir ilişki ile başlar ve giderek güç mücadelesine
dönüşür. Kişilikler çatışır, tarafların birisi hep
verir, şiddet ortaya çıkabilir. Sonuçta ruh sağlıkları
zarar görür. En çok bedeli ise çocuklar öderler.
- Kendi kişilik yapıları
itibarıyla ve eşine karşı gösterdiği davranışlar
itibarıyla mutlu eşlerin gözlemlenen belirgin
özellikleri nelerdir?
- Öz bilinç çok önemlidir.
Evli çiftlerin kendisini tanıması, güçlü yönlerini,
zayıf yönlerini, olumlu – olumsuz yönlerini,
yeteneklerini, farklılıklarını bilmesi çok önemlidir.
Çitler bunları bilmeleri ve göz önünde bulundurarak bir
ilişki geliştirmeleri mutluluğa götürücüdür. Evliler bu
özelliklerinin ne kadar farkına varırlarsa kararları da
o nisbette doğru olacaktır.
Kendi duygusal özgeçmişini
bilen çiftler evlilikte daha doğru davranabiliyorlar.
Fertler aile kurumu içinde ailesi ile kurduğu etkileşim
biçiminin farkında ise daha güçlü ve donanımlı
olmaktadır.
Olaylara ben merkezli
tepkiler yerine ilişki merkezli tepkiler verebilen
çiftler birlikte yaşamanın önemini öğrendiklerinden
mutlu olmayı başarabiliyorlar.
- Birlikte yaşamayı
öğrenmek zor durum herhalde?
- Evet birlikte yaşamayı
öğrenmek çoğu zaman alışılmadık ve zor bir durumdur.
Düşünce katılığı olan yani inatçı kişilerde bu durum
daha da zorlaşıyor. Burada okuyucularınıza önereceğim
şey bilinçli ilişki için ilk şartın inatçılığı terk
etmek olduğudur. Bunun için çiftlerin değişimi talep
eden bireyler olması gerekmektedir.
Unutulmaması gereken şey
aslında değişim değil gelişimin olmasıdır. “ Evrende
değişmeyen tek şey değişimdir. “ diye bir söz vardır
konumuzu anlatan. Bu insan içinde geçerlidir.
Kendimizi ve eşimizi
gerçek yönleri ile görüp tanıyabilmek, yanlışa düşmekten
kaçınma ve kendimizi daha sağlıklı şekilde
gerçekleştirmiş oluruz.
- Evlilikte bir süre
sonra iletişim kuramaz hale gelen eşler ülkemizde
oldukça fazla. Bu tıkanmanın belli başlı sebepleri sizce
nelerdir? Bu tür evliliklerin iyileştirilmesi için
eşlerin dikkate alması gereken en önemli faktörler
nelerdir?
- Yapılan en büyük hatalar
aile içinde iletişim hatalarıdır. Bu nedenle evliliğini
kaybetme tehlikesini ciddi şekilde yaşayan insanları sık
görmeye başladık. İletişimin ilk şartı ise gelişmeye
açık olmak ve karşı tarafı anlamaya çalışmaktır. Empati
yeteneğinin geliştirilmediği evliliklerde iletişim
kazaları sıklıkla yaşanıyor. Mutluluğu yakalayan aileler
doğru iletişimi kurabilen, duygularını doğru biçimde
suçlamadan neler hissettiğini anlatabilenler olmaktadır.
İletişim için kısaca unutulmaması gereken dokuz
kuralları burada hatırlatmak isterim.
Altın orta nokta kuralı:
Tarafların beklentileri, fiziksel, ruhsal ve duygusal
ihtiyaçları konuşulduğun da; her iki taraf birer adım
atarak orta noktada buluşup uzlaşmaya çalışırlar.
İyi zan kuralı: Eşinizin
sinirli, kızgın, öfkeli veya ilgisiz tavırlarında iyi
zanlı yaklaşın. Eşinizi yanlış anlayabileceğinizi, sizi
incitmek amacı ile yapmadığını öncelikle düşünün.
Olumsuz senaryolara inanmak analitik düşünce yeteneğini
bozduğu için kişiyi yanlış yargılara götürür .
Kendini gerçekleştiren ön
kabul kuralı: Bir insan, diğer insanın kendisi hakkında
kötü düşündüğüne inanırsa farkında olmadan beden dili
ile bunu yansıtır. Karşı taraf olumsuzluğu hisseder ve
savunma işine girer. Karşılıklı negatif etkileşim ve
yersiz düşmanlık duyguları oluşur. Bunun çaresi diyalogu
sabırla devam ettirmektir.
Saldırı hakkı tanımak: Bir
insan her zaman neşeli, mutlu olması hoş olurdu ama bu
mümkün değildir. Eşinizin sinirli olmasının nedeni
sizinle hiç ilgili olmayabilir. Ona saldırı hakkı
tanımak gibi güzel bir armağan verirseniz fırtınaya
fırsat vermezsiniz.
Kendinizi kanıtlamanız
gerekmez: Her anlaşmazlık genelde tarafların güç
mücadelesine dönüşüyor. Kendi kimliğini, özgürlüğünü
ispat etmek için fırsat olarak görülür. Bu düşünce tarzı
karşılıklı duygusal enerjileri savunmaya harcamaya iter.
Sürekli gerilim hali devam eder. Böyle durumlar çok az
sevgi sağlar ve ilişkileri sağlamlaştırmaz. Kendine
güvenen insan kendisini ispata ihtiyaç hissetmez.
Başarıları kendini kanıtlamaya yeter.
Aykırı duygulara sahip olma
hakkı tanımak: Duygular genelde ak ve kara şeklinde
değildir, gri tonları daha fazladır.İnsan duygu yapısı
çeşitli duyguların karışımından oluşur. Şuan sevgi
hissetmediğimiz kişi ve olay tekrar sevmeyeceğimiz
anlamına gelmez. Sevgi değişkendir, bırakalım
karşımızdaki olaylarda farklı duygular gösterebilsin.
Avukat gibi değil hakim
gibi olmalı: Bir şeyler ters gittiğinde hata nerede
objektifliği ile hareket etmek. Benim “ Eşim haksız da
olsam beni desteklemeli “ düşüncesini sorgulamak
gerekir. Bazen kol kırılır yen içinde kalır ama bu
hatayı onaylamak şeklinde olmamalıdır.
Ayda bir oturum yapmak:
Evlilik anlaşmaya varma sanatıdır. Bunun için gündemli
oturumların ihtiyaç sıklığına göre yapılması çok işe
yarar.
Eşini değiştirmeye
çalışmamak: Evlilik sorunlarından önemli bir kısmı kişi
kendisi hakkında düşünmez, eşi hakkında düşünür.Onun
ruhunu bile kontrol etmek ister. Başkalarının olmalarını
istediği gibi olmadıklarına sinirlenmek yanlıştır.
Çünkü; sen kendin bile olmak istediğin gibi olamıyorsun.
- Evlilikte en çok
yıkıcı etkisi olan iletişim hataları nelerdir?
- Kişisel içgörü veya öz
bilinçin olmaması iletişim hatalarına neden olmaktadır.
Bunların olması insana has bir yetidir. Kendini gerçekçi
ve doğru biçimde tanımamak, duygularının farkına
varmamak iletişim hatalarına neden olmaktadır. Bilinçli
olmak yani farkındalık; güçlü bir duygu ancak
mükemmellikten çok uzak bir karamdır. Geliştirilmesi ve
üzerinde çok çalışılması gerekir.
Bu öz bilince sahip olmak
için bilinç dışını ve bilinç altını fark etme çabası
gerekir. Bilinç altı beynin bir bölümündeki zihinsel
içeriktir.
Kişiliğimizin bize zarar
veren ve bize hizmet etmeyen bir yönünü değiştirmek
bilgisayar programı yazmak gibi bilgi ve donanım ve çaba
gerektirir. Eğer biz beynimizi kendimiz programlamazsak
dış uyaranlar bizi programlar ve yanlışlara düşeriz.
İnsanın kendisini programlaması zaman zaman sancılı bir
süreçtir ama hayatta iyi ve güzel şeyler hep emek
karşılığı verilmektedir. Evliliği doğru oluşturmak ve
devam ettirmek için bunlar yapılmalıdır.
- İletişim hataları
sonradan öğrenilen tekniklerle giderilebilir mi?
- Evet söyleşinin başından
beri söyleme çalıştığımız unsurları göz önünde
bulundurarak değişmeyi istediğimizde bunu başarabiliriz.
Öncelikle buna istekli olmak gerekir.
Burada şuna dikkat çekmek
isterim buda psikolojik ihtiyacın önemsenmesidir.
En önemli psikolojik
ihtiyaç olan sevgi ihtiyacını karşılayacak kişi onun
dostu, arkadaşı, sevgilisi olacaktır. İnsan doğuştan
öncelikle kendisini eşsiz eğilimindedir. Kendisini eşsiz
ve benzersiz görme eğilimindedir. Bu eğilimi destekleyen
değerler sevilir, desteklenmeyen değerlerden kaçınılır.
Hiç kimse aynı beyne ve kişiliğe sahip olmadığına göre
çatışma başlayacaktır.
- Evlilik için duygusal
olgunluğun önemli olduğunu anlıyoruz buradan. Bu devam
eden bir süreç herhalde.
- Evlenmeden önce
tarafların her ikisinin de yeterli duygusal olgunlukta
olduğunu söylemek doğru olmaz. Sağlam ve nitelikli
ilişki gelişirken hatalar yapılır. Karşılıklı olarak
birbirlerinin psikolojik ihtiyaçlarını anlamaya
çalışırlar. Yaşanan sorunun nedenini, niteliğini
tepkinin zaman ve zeminini ölçü ve şiddetini çoğu zaman
kestiremeyiz. Kasıtlı olsun veya olmasın karşımızdakini
psikolojik olarak yaralarız. Azarlayarak, eleştirerek,
bağımsızlaşma girişimini engelleyerek, kızmasına izin
vermeyerek ruhunda hasarlar oluştururuz.
Karşılanmamış
ihtiyaçlarımızı haksız yere eşimizden bekleriz. Sorunlar
arasında kaygı verici bağlantılar kurarız. Ben merkezci
yani bilinçsiz ilişki sorunun büyümesine neden olur.
Kendisi üzerine düşmeyen benmerkezci bireyler ilişki
sorunlarını yoğun yaşarlar.
- Bilinçli birlikteliğin
ödülü mutluluk mudur hocam?
- Bilinçli birlikteliğin
ödülü genelde kendi içerisindedir. İlk ödül içimizde
hissettiğimiz uyumdur. Aynı orkestrada olanlar; uyumlu
olmanın aynı müzik ahenginde titreşmek olduğunu
bilirler. Bir orkestrada hiçbir enstrüman diğerlerinden
üstün değildir. Hepsi birbirini tamamlar.Her biri
orijinaldir, benzersizdir. Bunun için hiç kimse
diğerinden üstün değildir. Ama kendisini geliştirmiş
kişi daha ilerdedir. Şunu bilmek gerekir; bilinçli
evlilik özel yetenek gerektirmez özel çaba gerektirir.
Öğrenmek isteyen herkes bir müzik aletini çalabilir,
mutlu ve başarılı çalmak için uyumun güzelliğini tatmak
gerekir. Yaşamın zenginliğini, her gün yeni bir
güzelliğini tatmak için aynı müzik ahenginde titreşmeyi
amaçlamak gerekir. Evrende titreşen ve sallanan müziksel
bir enerji değil mi? Evrende ki ahenge uymak insanın
çıkarına değil mi? Varoluşa uygun davranmak insanın
yararına değil mi? Kuşlar, ağaçlar, dağlar, taşlar,
böcekler, sinekler, çiçekler hepsi evrenle aynı müzik
ahenginde titreşiyorlar ancak insanın küçük iradesi
evrendeki düzene kafa tutuyor sonuçta da mutsuzluk
olarak bedelini ödüyor.
İyi eş, iyi anne, baba
olmak hayatımızda öncelikli bir yere sahip olmalı. İyi
ev hanımı, iyi iş adamı olmak yeterli değildir.
Sorunlarla karşılaştığımız zaman suçlamalarda bulunmak
yerine ihtiyacımız olan bilgiyi edindikten sonra
değiştirilebilir olanı düzeltmek eksiklerimizi
tamamlamak ve kendimizi gerçekleştirmek bizim
elimizdedir.
Prof. Dr.
Nevzat Tarhan
|